Install Steam
sign in
|
language
简体中文 (Simplified Chinese)
繁體中文 (Traditional Chinese)
日本語 (Japanese)
한국어 (Korean)
ไทย (Thai)
Български (Bulgarian)
Čeština (Czech)
Dansk (Danish)
Deutsch (German)
Español - España (Spanish - Spain)
Español - Latinoamérica (Spanish - Latin America)
Ελληνικά (Greek)
Français (French)
Italiano (Italian)
Bahasa Indonesia (Indonesian)
Magyar (Hungarian)
Nederlands (Dutch)
Norsk (Norwegian)
Polski (Polish)
Português (Portuguese - Portugal)
Português - Brasil (Portuguese - Brazil)
Română (Romanian)
Русский (Russian)
Suomi (Finnish)
Svenska (Swedish)
Türkçe (Turkish)
Tiếng Việt (Vietnamese)
Українська (Ukrainian)
Report a translation problem




Yolumuzda olsa da dağlar kalın bir perde,
Pervasız bir kartalız bu hudutsuz göklerde,
Gönlümüzden taştıkça bizi coşturan bu hız,
Semada olacağız ışık saçan bir yıldız.
Kalbimizde korku yok çelikten kanadımız,
Tayfunlardan yılmayan Hava Harp Okuluyuz.
Bu masmavi saraydır meskenimiz yerimiz,
Ölüme bir şekilde alıştı gözlerimiz.
Hızını bizden alır kuşlar ve fırtınalar,
Geçtiğimiz her yolda bize şimşek olur yâr.
Kalbimizde korku yok çelikten kanadımız,
Tayfunlardan yılmayan Hava Harp Okuluyuz.
Kaygusuz kalsın diye düşmandan vatanımız,
Yemin ettik göklerde akacaktır kanımız.
Bir Türk oğlu Türk olan böyle ölür nam salar.
Üzülmeyin bu yolda kurban veren analar.
Kalbimizde korku yok çelikten kanadımız,
Tayfunlardan yılmayan Hava Harp Okuluyuz.