Install Steam
sign in
|
language
简体中文 (Simplified Chinese)
繁體中文 (Traditional Chinese)
日本語 (Japanese)
한국어 (Korean)
ไทย (Thai)
Български (Bulgarian)
Čeština (Czech)
Dansk (Danish)
Deutsch (German)
Español - España (Spanish - Spain)
Español - Latinoamérica (Spanish - Latin America)
Ελληνικά (Greek)
Français (French)
Italiano (Italian)
Bahasa Indonesia (Indonesian)
Magyar (Hungarian)
Nederlands (Dutch)
Norsk (Norwegian)
Polski (Polish)
Português (Portuguese - Portugal)
Português - Brasil (Portuguese - Brazil)
Română (Romanian)
Русский (Russian)
Suomi (Finnish)
Svenska (Swedish)
Türkçe (Turkish)
Tiếng Việt (Vietnamese)
Українська (Ukrainian)
Report a translation problem




Bir yerden sonra cümlelerinin tonu değişti. Laflar ima dolu, gözdağı verir gibi. “Senin iç sesinle aynı frekanstayım” dedi. Ne demek bu dedim. Cevap vermedi. Sadece nokta attı.
Sonra fotoğraflar geldi. Net olmayan, tuhaf açılardan çekilmiş... ve altında şu not: “Bu sadece başlangıç.”
Tedirgin oldum. Soğukkanlı olmaya çalıştım. “Ben böyle şeylere açık biri değilim” dedim.
Cevap attı: “Ben seni zaten çoktan açtım.”
Bir daha yazma dedim. Susturamadım. Hâlâ sessiz gecelerde başka hesaplardan “rüyanda beni gördün mü?” diye yazıyor.
Cidden uzak durun.
Bu kişi sadece biri değil.
Kendisi bir felaket.
Kendisi bir lanet.