2
Products
reviewed
141
Products
in account

Recent reviews by Kenji

Showing 1-2 of 2 entries
14 people found this review helpful
1 person found this review funny
69.1 hrs on record (69.0 hrs at review time)
Kimseyi Öldürmek Zorunda Olmadığınız Bir RPG

Eğer bu zamana kadar Undertale’ı oynamadıysanız, muhtemelen yeraltında yaşıyorsunuz demektir ki dürüst olalım, oyun zaten yeraltında geçiyor. Toby Fox’un model dizaynlarının %20-25'i hariç tüm senaryoyu, kodlamayı ve müziklerini tek başına yaptığı bu oyun, sadece bir RPG değil; vicdanınızla verdiğiniz epik bir meydan okuma. Bu incelemede, neden bu 8-bit görünümlü oyunun dünyanın modern oyun endüstrisine ders verdiğini ve neden hala her MEGALOVANIA duyduğumuzda tüylerimizin diken diken olduğunu anlatacağım.

Genelde oyunlar size "Bak bu canavar, vur kafasına al XP’yi" derken, Undertale size "Acaba şu tatlı jöle kıvamındaki yaratıkla flört etsek nasıl olur?" diye soruyor. Bir düşmanı öldürmek yerine onunla iltifatlaşabilir, ona şakalar yapabilir veya sadece ona sarılabilirsiniz. Ama dikkat edin; bu "barışçıl" yol her zaman kolay değil. Bir ara kendimi gay bir balıkla beraber spagetti yaptığımız sırada evi yakarken buldum. 10/10 mutfak deneyimi. Oyun, şiddetin en kolay yol olduğunu ama merhametin gerçek bir "azim" gerektirdiğini yüzünüze çarpıyor. Oyunun müzikleri sadece arka plan sesi değil, hikaye anlatımının en güçlü aracı. En basit örnek: MEGALOVANIA. Bu müzik çalmaya başladığında sadece oyunun zorlaştığını anlamıyorsunuz; aynı zamanda günahlarınızın sırtınızdan aşağı süzüldüğünü ve gerçekten "kötü bir zaman" geçirmek üzere olduğunuzu hissediyorsunuz. Ancak oyunun asıl ürkütücü yanı, sizin her hareketinizi izlemesi. Oyunu kapatıp açmanız, bir dosyayı silmeniz veya "yanlışlıkla" birini öldürüp pişman olup oyunu geri yüklemeniz... Flowey her şeyi biliyor. Oyun dördüncü duvarı yıkmıyor, dördüncü duvarı balyozla parçalıyor adeta. Kayıt dosyanızın bile bir hikaye öğesi olduğu başka kaç oyun var?

Undertale; grafiğin her şey olmadığını, hikaye anlatımının ve karakter derinliğinin bir oyuncuyu nasıl darmaduman edebileceğini kanıtlayan bir şaheser. Oyun size sadece bir hikaye anlatmıyor, sizin kim olduğunuzu sorgulatıyor. Eğer hala oynamadıysanız, kendinize bir iyilik yapın ve harabelere düşen o çocuğun adımlarını takip edin. Ama bir dost tavsiyesi: Elinizdeki o bıçağı yavaşça yere bırakın ve kimseye zarar vermeyin. Yoksa bir yerlerde mavi bir gözün karanlıkta parladığını görebilir ve hayatınızın en zor dersini alabilirsiniz. Unutmayın, bu dünyada ya öldürürsün ya da öldürülürsün... ya da sadece bir dilim turta yiyip herkesle arkadaş olursun. Seçim senin, ama sonuçlarına katlanmaya hazır ol.

NOT: Oyunda femboy robot dövüyorsunuz.
Posted 17 February.
Was this review helpful? Yes No Funny Award
19 people found this review helpful
1 person found this review funny
75.2 hrs on record (56.5 hrs at review time)
MIKE!! KLAVYEYİ GETİR! UZUN BİR YAZI YAZACAĞIZ!!

Undertale’ın ardından çıtayı bu kadar yukarı taşıyabilmek her yiğidin harcı değil ama Toby Fox yine yapmış yapacağını. DELTARUNE, sadece bir devam (veya paralel evren) oyunu değil; karakter yazımıyla, müzikleriyle ve o kendine has mizahıyla tam bir şaheser. Eğer "Undertale bitti, hayatımda kocaman bir boşluk oluştu, ne yapacağım?" diyorsanız, Toby Fox elinizden tutuyor ve sizi bir okulun temizlik dolabından aşağı fırlatıyor. Bu oyun hayatınıza etki edebilir. Ciddiyim. [[BIG SHOT]] olmak varken kim normal bir hayat ister ki? Eğer bu oyunu oynamazsanız; çok şey kaçırırsınız, güzel müziklerden mahrum kalırsınız ve en önemlisi Lancer'ın o muhteşem yakışıklı yüzünü (aslında bir kurabiye gibi ama neyse) göremezsiniz.

Not: Bu oyunun ilk 2 bölümü bedava. Evet, yanlış duymadınız. Toby Fox resmen bize hayır duası niyetine şaheser dağıtıyor. Daha ne bekliyorsun? MUZU AL KRIS! 🍌
Posted 5 February.
Was this review helpful? Yes No Funny Award
Showing 1-2 of 2 entries