Install Steam
sign in
|
language
简体中文 (Simplified Chinese)
繁體中文 (Traditional Chinese)
日本語 (Japanese)
한국어 (Korean)
ไทย (Thai)
Български (Bulgarian)
Čeština (Czech)
Dansk (Danish)
Deutsch (German)
Español - España (Spanish - Spain)
Español - Latinoamérica (Spanish - Latin America)
Ελληνικά (Greek)
Français (French)
Italiano (Italian)
Bahasa Indonesia (Indonesian)
Magyar (Hungarian)
Nederlands (Dutch)
Norsk (Norwegian)
Polski (Polish)
Português (Portuguese - Portugal)
Português - Brasil (Portuguese - Brazil)
Română (Romanian)
Русский (Russian)
Suomi (Finnish)
Svenska (Swedish)
Türkçe (Turkish)
Tiếng Việt (Vietnamese)
Українська (Ukrainian)
Report a translation problem

Cuba



⢠⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣷⡄
⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿
⠘⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿
⠀⢻⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⠏
⠀⠀⠙⠿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⠿⠋
⠀⠀⠀⠀⣉⠉⠉⠉
⠀⢀⣴⣿⣿⣿⣿⣷⣦
⠀⣾⣿⠏⣥⣤⣍⢻⣿⣷
⢰⣿⣿⡈⣿⣿⣿⡄⢿⣿⡇
⣸⣿⣿⣷⡘⣿⣿⣿⣌⢻⠇
⣿⣿⣿⣿⣷⡘⣿⣿⣿⣦⡀
⣿⣿⣿⣿⣿⣷⣌⢻⣿⣿⣷⣄⠀⠀⢀⣤⣶⣿⣿⣿⣷⣦⣄
⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣦⡙⢿⣿⣿⣿⣦⣙⠻⠿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣦
⢹⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣦⡙⠻⣿⣿⣿⣿⣶⣦⣬⣭⣉⡙⢿⣿
⢸⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣧⠀⠀⢉⡛⠿⢿⣿⣿⣿⣿⣿⠀⡿
⠀⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿+rep⠻⣷⣶⣤⣬⣭⣍⣥⠞⠁
⠀⠸⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣷⠀⠀⠀⠀⠉⠛⠛⠛⠋⣡⣴⣶⣦⣄⡀
⠀⠀⠻⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⣿⡆⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⢰⡿⢋⣥⣤⡍⢻
Muhsin bey, iyi patron olma özelliğiyle ezber bozar.
Solcu yönetmenlerin sinema sektörüne egemen olmasıyla şekillenen sinemamızın ana malzemesi zengin-fakir düalizmiydi. Zengin kötülüğü temsil ederken, fakir daima doğruluğu temsil ederdi.
Recep İvedik 1’de, bu sinema klişesini yerle bir ediliyor. ReceP’i otelinde ağırlayan, filmin başındaki bir kesitte çok kazanmasını “dürüstlüğe, hak yememeye “ bağlayan Muhsin Başaran, kapitalizmin insanları ve özellikle kapitalistleri para hırsı için ille de kötü yapmayacağını gösteriyor bize.
Bkz: “Kapitalizm İnsanları daha fazla para uğruna bozar “ klişesi
Muhsin Başaran ad ve soyadını incelediğimizde de aslında bu ad ve soyadın rasgele seçilmediğini görüyoruz.
Muhsin, Arapçada “iyilik yapan” demektir.