Cài đặt Steam
đăng nhập
|
Ngôn ngữ
简体中文 (Trung giản thể)
繁體中文 (Trung phồn thể)
日本語 (Nhật)
한국어 (Hàn Quốc)
ไทย (Thái)
Български (Bulgaria)
Čeština (CH Séc)
Dansk (Đan Mạch)
Deutsch (Đức)
English (Anh)
Español - España (Tây Ban Nha - TBN)
Español - Latinoamérica (Tây Ban Nha cho Mỹ Latin)
Ελληνικά (Hy Lạp)
Français (Pháp)
Italiano (Ý)
Bahasa Indonesia (Indonesia)
Magyar (Hungary)
Nederlands (Hà Lan)
Norsk (Na Uy)
Polski (Ba Lan)
Português (Tiếng Bồ Đào Nha - BĐN)
Português - Brasil (Bồ Đào Nha - Brazil)
Română (Rumani)
Русский (Nga)
Suomi (Phần Lan)
Svenska (Thụy Điển)
Türkçe (Thổ Nhĩ Kỳ)
Українська (Ukraina)
Báo cáo lỗi dịch thuật




Gerçek kararsızlıkta neyin ya da hangisinin daha doğru olduğu konusunda bir sonuca varamama söz konusudur. Kararsız kişilerin kafaları sürekli kararlarının yanlış olabileceği, yanlış yaparsa sonradan pişman olacağı ve sorumluluğunu taşıyamayacağı düşünceleri ile meşguldür. Bu düşüncelere sıklıkla kaygı ve korku da eşlik eder.