15
Products
reviewed
0
Products
in account

Recent reviews by ✭Quadrin

< 1  2 >
Showing 1-10 of 15 entries
No one has rated this review as helpful yet
162.1 hrs on record (88.7 hrs at review time)
Neredeyse tüm BF serisini oynamış bulunmaktayım ve bu oyun bana FPS'in tam karşılığını fazlasıyla veriyor. Ama bütün serisini oynamama rağmen, BF6'daki oyuncu kitlesinin tam bir maymun olduğu kanaatine vardım. Şunu söylemeliyim ki; oyunda o kadar aptal insanlar var ki, ben bu insanların ya maymun ya da NPC olduğunu düşünüyorum. Bu aptallık inanılır gibi değil; bu oyunun kitlesinin bu hallere düşmesi çok üzücü.
Posted 6 April.
Was this review helpful? Yes No Funny Award
No one has rated this review as helpful yet
86.1 hrs on record (37.2 hrs at review time)
Erkek oğlu erkek oyunu

FOR THE EMPEROR!!!
Posted 26 February.
Was this review helpful? Yes No Funny Award
9 people found this review helpful
4 people found this review funny
13.3 hrs on record
Ya bedava bir oyuna göre gayet güzel bir oyun, ama ben bu oyunun oyuncu kitlesini anlamadım, amını yolunu siktiğimin oyunun oyuncuları NPC galiba, botu vuruyorum meğer bot dediğim gerçek insanmış, gerçek insanı vuruyorum sanıyorum bot çıkıyor, böyle oyunun kitlesinin amını götünden sikeyim.
Posted 22 November, 2025. Last edited 20 December, 2025.
Was this review helpful? Yes No Funny Award
2 people found this review helpful
127.9 hrs on record (28.9 hrs at review time)
Oyun bildiğin Çin tarihi dizi setine düşmüşsün gibi hissettiriyor. Grafikler “ben next-gen’im” diye bağırıyor. Dövüşlerde bir anda kendimi kung-fu ustası gibi hissediyorum ama sonra boss gelip gerçeği yüzüme vuruyor. Yine de dünyanın atmosferi, özgürlük hissi ve oynanış çok iyi. Bu oyunu oynarken sadece düşman değil, zaman da akıyor haberin olsun.
Posted 20 November, 2025.
Was this review helpful? Yes No Funny Award
No one has rated this review as helpful yet
45.3 hrs on record
DEATH STRANDING DIRECTOR’S CUT – YÜRÜMENİN FELSEFESİ
Bu oyun bir "oyun" değil, bir deneyim.
Ama öyle “sinema tadında deneyim” değil; yaşarken sindirilen, sessizlikle konuşan bir tür dijital meditasyon.

Kojima sana demiyor ki:

“Git zombileri öldür.”
“Burası loot alanı, hadi çatışalım.”
Hayır. O sana diyor ki:
“Al bu yükü, bu dünyayı... ve anlamını kendin taşı.”

👣 Oyunun Mekaniği (Ama Gerçek Hayatla Kesişen Hali)
Death Stranding’de yürümek zorundasın. Evet, bildiğin yürümek.
Kayalıkları aş, derelerden geç, dağlara tırman...
Ama yürürken yalnız değilsin. Sırtında yükün var, bazı insanlar sana güvenmiş.
Ve her adımda şunu hissediyorsun:

“Her ağırlığın bir anlamı var. Her düşüş, bir seçim.”

Director’s Cut bu yürüyüşü daha yumuşatıyor. Yeni araçlar, yeni yapılar, yük taşıma kolaylıkları... Ama özü değişmiyor:
Sen hâlâ yalnızsın. Ve bu yalnızlık boş değil — amaç yüklü.

🎞️ Hikaye: Kargo + Kozmoloji + Kojima'nın Kafası
Sam Porter Bridges sadece bir teslimatçı değil.
O bir bağ kurucu. Amerika’nın çökmüş bir versiyonunda, insanları tekrar bağlamaya çalışan sessiz bir karakter.
Ama hikâye felsefi, metafizik ve acayip.
“Bebek mi dedin? Evet. O bebek seni hayatta tutuyor.”
“Görünmeyen canavarlar mı? Elbette.”
“Zaman yağmuru mu? Şemsiye yetmez, ömrünü çürütür.”

Director’s Cut versiyonuyla gelen yeni görevler, alanlar ve gösterişli boss savaşları hikâyeye ek tat katıyor ama yine de tempo ağır, kasıtlı ve meditatif.

🎵 Müzikler: LOW ROAR = Sessiz Çığlıklar
Bazen dağın tepesine çıkıyorsun, rüzgâr uğuldamaya başlıyor…
Ve birden Low Roar’dan "Don't Be So Serious" çalmaya başlıyor.

İşte o an.
Oyun olmaktan çıkıyor.
Sen, yük taşıyan biri değil… geçmişini, suçluluğunu, umutlarını sırtında taşıyan bir insansın.
Ve “oynadığın şey”, yaşadığın şeye dönüşüyor.

😄 Mizah da Var (Ama Kara Mizah)
"Fast travel yok" dediler. Meğer Kojima slow travel’ı mucize gibi işlemiş.

Kargo düşerse moral bozulur. Hele bir de “ay bu kırılırdı!” derken cam şişe sesini duyarsan, yeminle ağlayasın gelir.

BB (bebeğin) ağlamaya başlarsa… oyun değil hayatın bölünür. “Bir saniye, önce onu susturayım.”

🔍 Director's Cut Ne Sunuyor?
Yeni silahlar, savaş alanları, yarış modu (evet, yarış modu bu oyunda bile var... ama garip şekilde huzurlu.)

Daha iyi yük taşıma sistemleri, geliştirilmiş yapay zekâ düşmanlar

DualSense özellikleri (PS5’te titreşimler ayaklarını yorar gibi. Ciddi söylüyorum.)

🧠 SONUÇ: BU BİR OYUN DEĞİL, BU BİR AĞIRLIK
Death Stranding: Director’s Cut oynarken sıkılabilirsin.
Ama sonra... bir sabah, gerçek hayatta yürürken, ayağını doğru yere basma refleksin değişmiş olur.
“Yol” kavramı senin için farklı bir anlam kazanır.
Bir bağ kurmanın, bir yük taşımanın, bir bebeği korumanın ne kadar “oyun dışı” olduğunu fark edersin
Posted 20 July, 2025.
Was this review helpful? Yes No Funny Award
1 person found this review helpful
35.8 hrs on record
🧟‍♂️ Dying Light 2: Reloaded Edition — Zombi Kafası, Parkur Ayarı ve Geceye Doğru Uçuş
Dying Light 2 Reloaded Edition, bize şunu net bir şekilde söylüyor:

“Kıyamet sonrası dünya mı? Parkurunuzu eksik etmeyin, protein alın, çivili sopa her derde deva!”

Reloaded Edition, teknik olarak orijinal oyunun üstüne zımpara çekip tekrar cilalanmış hali. Ama merak etme, zombi hâlâ kötü kokuyor, gece hâlâ ölüm gibi, ve sen hâlâ şehrin Spider-Man’i gibisin… ama daha kirli ve aç.

🎮 Teknik Yorum (Ama Tat Kaçırmayan):
✅ Parkur Sistemi:
Dying Light serisinin en büyük özelliği olan parkur mekaniği Reloaded ile daha da akıcı hâle gelmiş.
Artık "balkondan balkona atlayayım" derken tuğla gibi düşüp diz kapağını kırma oranı %17 daha düşük.
Duvar çıkışı, zıplama açısı ve momentum hissi başarılı — Mirror’s Edge + Zombi = Zombi’s Edge.

✅ Savaş Sistemi:
Melee dövüş mekanikleri artık daha tepkisel. Vuruş hissi var, adamı tokatlayınca gerçekten “yapıştırdım!” diyorsun.
Ama hâlâ 2 metrelik zombiyi çürük elektrikli boruyla döverken "neden yaşıyorum?" sorusu geliyor.
Silahlar hâlâ kırılıyor, ama Reloaded’da daha dengeli. Önceden: “3 vuruş, kırıldı.” Şimdi: “6 vuruş, sonra kırılıyor ama seni üzmeden.”

✅ Gece-Gündüz Döngüsü:
Gece gelince oyun sana diyor ki:

“Gündüz kahramansın, gece av köpeğisin.”
Volatiles hâlâ böbrek fiyatına korku veriyor. Reloaded ile gece içerikleri daha teşvik edici hâle gelmiş; loot daha iyi, ama kalp krizi riski de artmış.

✅ Grafik ve Optimizasyon:
Reloaded sürümünde ışıklandırma, karakter animasyonları ve çevresel detaylar daha iyi optimize edilmiş.
Artık “şafakta zombi döverken gökyüzü ne güzel parlıyor” diyebiliyorsun.
Ama hâlâ “bir şey craft’larken aniden sırtına çöken mutant” klasiği devam ediyor. Kalp sağlığı önerisiyle oynanmalı.


Zombiler:
Artık sadece “Öğle yemeğim geldi” gibi saldırmıyorlar. Reloaded zombileri koordineli ve azıcık zekalı.
Etrafını sarıyorlar, çıkmaza sokuyorlar. “Abi siz ne zaman taktik kurulu kurdunuz?”

NPC'ler:
"Şehri kurtar" diyorlar, ama daha elektrik bile yok.
Sana odunla zombi dövdürüyorlar, sonra “biraz daha insanlık için” diyorlar. İnsanlık ölmedi ama ahlak iflas etti.

Yardım Görevleri:
NPC: “Lütfen kardeşimi kurtar!”
Sen: "Tabii"
Görev: “400 metre uzakta, 45 zombi, 3 çukur, 1 mutant, 0 mantıklı sebep.”
Karşılığında: “Teşekkür ederim. Bu turp senin olsun.” 🥲

📦 Reloaded Edition Ne Katıyor?
Yeni içerik + optimizasyon

Daha az bug, daha çok loot

Hikâye hala “hımm” seviyesi ama sunum güçlü

Yeni oyuncular için güzel giriş noktası

Daha fazla DLC tadında içerik (ama hâlâ takvimde bekleyen şeyler var)

🧠 Sonuç (Zombi Beyinli Değil, Gerçek Zekayla):
Dying Light 2: Reloaded Edition, ilk versiyonda kırık gelen bazı yönleri onarmış, parkur-savaş ikilisini sağlamlaştırmış, atmosferi de daha içe çeker hâle getirmiş.
Ama en önemlisi: Zombi oyunları arasında hâlâ “en atletik, en adrenalini yüksek, en duvardan duvara gezen” oyun.

Zombi döverken kas yaparsın.
Gece kaçarken kardiyo yaparsın.
NPC’lere güvenip görev alırsan… depresyonu kabullenirsin.
Posted 20 July, 2025. Last edited 20 July, 2025.
Was this review helpful? Yes No Funny Award
No one has rated this review as helpful yet
1 person found this review funny
28.9 hrs on record (28.8 hrs at review time)
V Rising: Kutsal Güneş Kremi ve Şato Simülasyonu

V Rising, seni uzun uykudan uyanmış bir vampir olarak başlatıyor ama öyle karizmatik Dracula tarzı değil — yemek yok, şato yok, kombi bile bozulmuş. Hayatta kalmak için çırılçıplak ormanda ağaç keserek başlıyorsun. Kısacası Twilight değil, Tahta-kraft.


✅ Hayatta Kalma (Survival):
Normalde vampirler avlanır, değil mi? Bu oyunda ağaç kesiyorsun, taş kırıyorsun, inşaat yapıyorsun. Yani aslında Blade seni yakalasa, “Bu çocuk sadece vampir değil, müteahhit” derdi.

✅ Güneş Sistemi (Kelime Oyunu da Burada):
Gerçek vampir deneyimi istiyorsan, V Rising seni pişiriyor. Gündüzleri açık alana çıktığında fırında tavuk gibi kızarıyorsun. Gölge kovalamak hayatının amacı. “Bu ağacın gölgesi 2 piksel daha büyük” deyip onun altına sığınmak gerçek bir taktik.

✅ Şato İnşaatı:
Oyunun yüzde 60’ı, şato yerleştirme simülasyonu. Taş topluyorsun, taban döşüyorsun, “Bu duvar gotik mi olsun barok mu?” diye düşünüp sonra 40 kurttan dayak yiyorsun. Mimarlıkla vampirliği harmanlayan bir şey bu: Transilvanya'da SimCity.

✅ PvP ve PvE:
Oyunda diğer vampirlerle de çatışabiliyorsun. Ancak dikkat: Senin şaton, senin onurun. Hele birisi gelip kapını kırıp sandıklarını boşaltırsa, gerçek hayatta da dişlerini fırçalamazsın hınçtan.
PvE’de ise “boss’lar kanın özünü veriyor” ama önce seni 12 parçaya ayırıyorlar. “Kanı emmek mi? Hayır, kan kusturmak!” teması hakim.

🧄 Vampir Gerçekliği: V Rising Rehberi
Kan Tipleri:
Oyunda kan grubun bile önemli. Damarından "Brute" kanı geçiyorsa, dövüşçü oluyorsun. Ama unutma: En iyi kan, her zaman komşunun sandığında olandır.

Sun Resistance Potion:
Güneşte yanan vampirler için yapılmış ama nedense SPF değeri hâlâ 15. Lütfedip 50+ yapmamışlar.

At:
Araba yerine at kullanıyorsun. Ama atın park sistemi yok. Gitmişsin boss’a, dönüyorsun ki atını kurt yemiş.

🎭 Sonuç:
V Rising, vampir olmanın gotik fantezisini alıp, onu Erzurum’da inşaat ustası stajı ile birleştiriyor.
Hem karanlıkta yaşayan bir ölü, hem de taş duvar ustası olmak isteyenler için ideal!
Gölge peşinde koşarken mob’dan kaçan vampir arkadaşına “Sen güneşin değil, gölgenin çocuğusun” demek serbesttir.
Posted 20 July, 2025. Last edited 20 July, 2025.
Was this review helpful? Yes No Funny Award
No one has rated this review as helpful yet
95.1 hrs on record (94.5 hrs at review time)
Cyberpunk 2077: Hatalarla Gelen Distopya, Yamalarla Gelen Zafer
İlk çıktığında oyunculara "Siz bu oyunu oynamadınız, bu oyun sizi oynadı!" dedirten Cyberpunk 2077, teknik aksaklıklar açısından adeta dijital bir açık dünya korku hikâyesiydi. NPC'ler duvarlara yürüyordu, arabalar gökten yağıyordu, V aniden çıplak kalabiliyordu… Ve tüm bunlar gerçekti. Cyberpunk o kadar bug’lıydı ki, Night City’de yaşamak değil, hayatta kalmak bir başarıydı.

Ama şimdi?

CD Projekt Red, eline İngiliz anahtarını aldı, oyun motoruna WD-40 sıktı, bütün script’leri satıra satıra gözden geçirdi. Sonuç: Artık Night City gerçekten yaşanabilir (en azından oyun motoru çökmeden bir görev tamamlayabilirsiniz).

Mekanikler: Seç Seç Bitmiyor, Sonuç Değişiyor mu? Eh, Bazen
Oyunda 3 başlangıç geçmişi seçebiliyorsun: Nomad (çöl faresi), Streetkid (mahalle çocuğu) ve Corpo (plaza kurdu). Ama sonunda hepimiz aynı dertteyiz: beynimizde Keanu Reeves var ve adam sürekli içki içip sistemimize laf sokuyor.

Karakter geliştirme ekranı adeta bir karmaşa cenneti. Hack mi yapacaksın, dövüş mü, gizlilik mi? Cevap: Niyetin var ama hepsi biraz yarım kalıyor. Neyse ki düşmanlar genelde ya kör ya da beyinlerinin yerine USB bellek takılmış gibi tepki veriyorlar, idare ediliyor.

Grafikler: Neon Işıklar ve Ray Tracing'in Sıcak Kucağı
Grafikler öyle güzel ki, ekran kartın seni dava edebilir. RTX açıkken Night City, "Acaba dışarı çıkıp hava mı alsam yoksa burada kalıp neon mu solusam?" dedirtiyor. Güneş ışığı bile "cyber" parlıyor. Karakter modellemeleri harika, ama bazı NPC’ler hâlâ aynı üç animasyonu döndürmekten zamanın döngüsüne sıkışmış gibiler.

Yapay Zeka: Düşmanın Zekâsı Yok, Ama Cesareti Var
Yapay zekâ öyle yaratıcı ki bazen adamlar sana mermisiz saldırıyor. Düşmanlar bazen ateş ederken seni unutup yere bakabiliyor. Polis sistemi ilk başlarda “Fast Travel” gibi çalışıyordu: Suç işledin mi anında tepene düşüyorlardı. Neyse ki bu da güncellemelerle düzeldi; artık biraz gerçeklik var, önce göz göze gelip sonra yakalanıyorsun.

Phantom Liberty: Geç Gelen Özür Gibi ama Gerçekten Güzel
2023’te gelen Phantom Liberty genişleme paketi, “Size iyi bir oyun borçluyduk” der gibi. Yeni bölgeler, Idris Elba, casusluk havası, yeni skill tree’ler… Hani o başta beklediğimiz "Ah işte bu!" hissi var ya? Nihayet geldi. Geç olsun da güç olmasın.

Sonuç: İlk Çıkışı Sizi Üzmüş Olabilir, Ama Şimdi Gerçekten Oyuna Benzeyen Bir Şey Var
Cyberpunk 2077 artık olgunlaştı. İlk çıktığında bir oyun değil, sanki teknik betaydı. Ama artık hem grafik olarak göz alıcı, hem hikâye açısından etkileyici, hem de mizah anlayışıyla baştan sona “Karanlık gelecek bu kadar eğlenceli olmamalıydı” dedirtiyor.

Yani?
İlk başta “Cyberbug 2077” diye dalga geçtik, ama şimdi gönül rahatlığıyla diyebiliriz ki:
Artık Cyberpunk 2077, oynanabilir değil; oynanması gereken bir oyun.
Posted 20 July, 2025.
Was this review helpful? Yes No Funny Award
1 person found this review helpful
346.2 hrs on record (21.1 hrs at review time)
:D Oyun hile dolu fc'nin bir işi daha düzgün yaptığını göremedim
Posted 14 February, 2025.
Was this review helpful? Yes No Funny Award
No one has rated this review as helpful yet
1 person found this review funny
162.8 hrs on record (79.8 hrs at review time)
Sizin yapacağınız eşleştirme sisteminin ben allahını sikeyim bu kadar maymun insanı bir araya nasıl getirmeyi başarıyorsunuz
Posted 21 January, 2025.
Was this review helpful? Yes No Funny Award
< 1  2 >
Showing 1-10 of 15 entries